G-Lokalleşmeye Hazır Mıyız?

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını iş hayatındaki pek çok dinamiği yerinden oynattı. Tüm süreçlerde iş sağlığı ön plana çıkarken ekonominin güçlendirmesine yönelik üretim faaliyetleri kısıtlı olarak devam ettirilmeye çalışılıyor. Değişen dengeler ve yeni normalleşmeyle ilgili açıklamalarda bulunan Yeşilova Holding Yönetim Sistemleri Müdürü Halit Yılmaz, düzenin değişen oyuncularını odağına aldı.

Alüminyum sektörünün çıtasını hem üretim teknolojileri hem de yönetim sistemleriyle her geçen gün yükselten Yeşilova Holding, koronavirüs salgını ile değişen dünya düzenine ilişkin uyum çalışmalarına hız kattı. Koronavirüs salgını ile tüm dünyada düzenin değiştiğine dikkat çeken Yeşilova Holding Yönetim Sistemleri Müdürü Halit Yılmaz, bu süreçte yeni normallerin ve yeni odakların oluştuğunu söyledi. Yılmaz, iş ve yaşam hareketliliğinin durma noktasına geldiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “İş dünyasında bazı alanlarda şalterler indirildi. Tedarik zinciri çoğu sektör için koptu. Hükümetler, işverenler ve hatta esnaf kepenklerin indirilmesini normal karşıladı ve iş yapmadan hayatın sürdürülmesine odaklandı, dönemsel pansumanlarla süreci geçirdi. Yani sosyalleşme isteğini içinde barındıran insan, bu defa tercihen kendini izole etti. Bu pandemik durum elbette geçecek ve dönüm noktası olarak birçok değişimi yanında getirecek. En önemlisi artık silinen coğrafik ve sosyal sınırlar tercihen tekrar canlanacak.”

YILMAZ: “ŞİRKETLERİN YENİ VE DEĞİŞEN DÜZENE İLİŞKİN NE KADAR HAZIR OLDUKLARINI ÖLÇMELERİ GEREK”

1989 yılında Berlin Buvarı'nın yıkılması, SSCB gibi kapalı ülke rejimlerinin dağılması ve internetin sosyal hayatın içine girmesiyle dünyada sınırların silindiği bir dönemin zaten başladığını belirten Halit Yılmaz,  Covid19 virüsü ile oluşan pandemi sürecinin de tıpkı bu dönüm noktası gibi yeniden sınırların canlandığı, içe kapanmanın önem kazandığı, toplumların kendilerine sanal duvarlar ördüğü yeni bir dönemi başlattığını ifade etti.  Yeni normallerin hayatı yeniden şekillendireceğini de aktaran Yılmaz, dünyanın globallikten lokalliğe doğru hızla sürükleneceğini ifade ederken şirketlerin g-lokalleşmeye hazır olup olmadığını da sorgulamanın önemine odaklandı.

Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Bu süreçte ülkeler kendi kendine yetebilmenin önemini kavradı. Buna paralel olarak yerlileştirme, millileştirme politikalarının da güçleneceğini göreceğiz. Kopan tedarik zinciri bir şekilde bağlanacak ve muhtemelen öncekinden farklı bir zincir olacak. Özellikle virüsün kaynağı olan Uzakdoğu’dan uzak durulacak. Sektörlerden bazılarına talep artarken, belli sektörlerde de talep daralacak. Out-task ve out-source tarzı iş birlikleri ile bazı mamulleri dışarıda yaptırmanın yerini, güvenilir olması açısından “kendin yap” dönemi alacak. Tesislerimiz, makinelerimiz, kapasitemiz ve insan kaynağımızla buna hazır olmalıyız. Maalesef ki sağlıkta oluşan aşırı hassasiyet, hareketsizlik, sosyal izolasyon, panik atak gibi yeni sağlık problemlerine sebep olacak. Sağlığı her şeyin önüne koyan çalışanların, şirketlerden çeşitli yeni beklentileri olacak. Örneğin sosyal mesafeyi sağlayacak çalışma ortamları en önemli beklentilerden biri olarak karşımıza çıkacak. Son yıllarda trend olan açık ofis yapısının tekrar gözden geçirilmesi ile de karşılaşabileceğiz bu dönemde. Akademik eğitimde olduğu gibi kurumsal eğitimde de, geleneksel yöntemlere nazaran online platformlara ve içeriklere olan ilgi artacak. Dijital iletişim, risk - senaryo analizi, belirsizlik yönetimi, acil eylem ve kriz yönetimi gibi alanlarda yeni yetkinlik ihtiyaçları ortaya çıkacak. Bu noktada şirket olarak biz bu yetkinlikleri kazanmaya hazır olup olmadığımızı sorgulayacağız. Uzaktan liderlik, uzaktan çalışma, online eğitim gibi kavramlar geliştikçe bunları mümkün kılacak yazılım ve platformların önemi artacak. Bununla beraber üretimde ve hizmette robot ve bulut kullanımı artacak. Tabii bu veri güvenliği, siber tehdit ve saldırıların yoğunlaşmasını yanında getirecek. Bu dönemeçte de kurumların değişimlere karşı ne kadar esnek olduğunu sorgulamaları gerekiyor. Lokalleşmeyi kuvvetlendiren yeni normaller doğrultusunda kültürel, stratejik ve operasyonel dönüşüme hazır olup olmadığımızı da araştırmamız gerekecek.”