Özdeş: “Otomotivde Bugün Değil, Yarın Vardır”

Alüminyumdan ürettiği çözümlerle tam 31 yıldır araçların yükünü hafifleten Canel Otomotiv, 2019 yılında da ihracat odaklı gelişimini sürdürüyor. “Otomotivde bugün değil, yarın vardır” diyen Canel Otomotiv Genel Müdürü Umut Özdeş geleceğe yönelik çalışmalarıyla sürekli yarını konuşup planladıklarını söyledi.

Otomotiv sektörünün 2018 yılındaki öngörülemeyen makroekonomik değişkenler ve keskin ekonomik dalgalanmalardan etkilendiğini söyleyen Umut Özdeş, Canel Otomotiv’de ‘Her kriz bir fırsattır.’ düşüncesiyle ihracatın artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi konularına öncelik verildiğini söyledi. Otomotivde bugün değil, yarın vardır diyen Özdeş sözlerini şöyle sürdürdü: “Otomotivde bugün değil yarın vardır. Bugünü yaşar ama yarını konuşur ve planlarsınız. Geleceğe olan inancımız hedeflere ulaşabilmemiz için ana girdimizdir, bu motivasyonla krizde oluşan fırsatları değerlendirerek hem şirketler hem de ülke olarak güçlenerek çıkacağımıza inancımız tamdır.”

Otomotiv sektörünün her geçen gün keskin değişimler geçirdiğini söyleyen Özdeş, araçlardaki hem yapısal ve fonksiyonel hem de estetik ve stil değişimlerinin müşteri beklentilerine paralel olarak gerçekleştiğini söyledi. Tarihsel bir dönüşümün içinde olduğumuzu belirten Özdeş, “Bizler gibi sektörün içinde yer alan şirket ve çalışanları için değişim hem etkilerini yaşamak hem de değişime katkı sağlamak ve yönlendirmek açısından önemli. Başarılı olacak şirketler, bu değişimin gerçekten farkında olan, bunu özellikle inovatif ürünlerle ve hizmetlerle öne çıkaran, süreçlerde edilgen değil etken olan, risk alabilenler olacaktır.” diyerek Canel Otomotiv’in de bu değişim sürecinin öncülerinden biri olduğunun altını çizdi.

Özdeş: “Alüminyum Bizim İşimiz”

Alüminyumun kendi özelinde hafif, geri dönüşebilen, kolay şekil alabilen ve çevreci olmasının tercih sebebi olduğunu söyleyen Özdeş sözlerini şöyle sürdürdü: “Alüminyum bizim işimiz. Geliştirmeye de diğer alternatiflere göre oldukça açık bir malzeme. Bu kapsamda yürüttüğümüz Ar-Ge faaliyetlerimiz ve şirket bünyelerindeki Ür-Ge ve mühendislik bölümleriyle destekliyor oluşumuz bizim en büyük avantajlarımızdan. Kaynakların kısıtlı olduğu, rekabetin yüksek olduğu bir sektörde sadece Ar-Ge’ye sahip olmak değil bunu doğru ve amaca hizmet edecek şekilde kullanabilmek ve doğru işleri doğru şekilde yapabilmek de önemli. Türkiye’de artan Ar-Ge merkezi sayıları ve ayrılan bütçe elbette önemli bir indikatör ancak her işte olduğu gibi etkinlik bir o kadar önemli ve bunun tamamlayıcısı.”